Baklava, Türk mutfağının taçsız kralı olarak kabul edilen, ince yufka katmanları arasına kuruyemiş serilerek hazırlanan ve şerbetle tatlandırılan eşsiz bir tatlıdır. Gaziantep baklavası, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne aday gösterilmiş olup, Türkiye'nin gastronomi alanındaki en önemli kültürel değerlerinden biridir. Baklavanın kökeni Osmanlı saray mutfağına dayanır; Topkapı Sarayı'nın mutfaklarında hazırlanan baklava, padişahlara ve devlet erkanına sunulan en kıymetli tatlıydı.
Gaziantep baklavasının sırrı, üç temel unsurda gizlidir: yufka, Antep fıstığı ve şerbet. Yufka, ustanın elinde oklava ile 40 kat inceliğinde açılır; bu incelik, ışığı geçirecek kadar şeffaf olmalıdır. Antep fıstığı, yeşil rengi ve yoğun aromasıyla baklavanın karakterini belirler. Şerbet ise kaynayan suya limon suyu ve şeker eklenerek hazırlanır; ne çok koyu ne çok akıcı, tam kıvamında olmalıdır. Sıcak baklava üzerine soğuk şerbet dökmek, çıtırlığın korunması için kritik bir adımdır.
Baklava çeşitleri bölgeden bölgeye farklılık gösterir. Klasik Antep fıstıklı baklava en bilinen türdür. Cevizli baklava, özellikle Karadeniz ve İç Anadolu'da tercih edilir. Fıstıklı sarma (dürum baklava), havuç dilimi, bülbül yuvası, şöbiyet, sütlü Nuriye ve muska baklava, en popüler çeşitler arasındadır. Her birinin kendine özgü şekli, dolgu oranı ve şerbet kıvamı vardır.
Baklavanın doğru tüketimi de bir o kadar önemlidir. Taze baklavanın şerbetini emmesi için en az 4-6 saat bekletilmesi gerekir. Oda sıcaklığında sunulan baklava, en iyi lezzeti verir. Buzdolabında saklanmamalıdır çünkü soğuk, yufka katmanlarını yumuşatır ve çıtırlığını kaybettirir. Kapalı ortamda, serin bir yerde 5-7 gün boyunca tazeliğini korur. Baklava yanında geleneksel olarak kaymak veya dondurma servis edilir; bu kombinasyon, tatlının zenginliğini bir üst seviyeye taşır.